Yazarımız harun karanın kitabı

 

Sayın Harun hocam  düşünce birikimi kitabınızıaldım okudum çok güzel olmuş büyük bir emek sarf edip zaman harcamışsınız halkımıza güzel bir hizmet sunmuşsunuz.Keşke dini konulara değinmeseydiniz dini konular diyanet işerinin görevi allah korusun bir harfle bile büyük hata işeriz toplumu yanlış yönlendirir günahlarına ortak oluruz.Kitabınızın  Çarşafla ilgili  bahsiniz var ben 55 yaşındayım babaannem.anneannem ve kendiannemi çarşaf giyerken görmedim.Eşim normal başı kapalı  ve normal giyimli çocuklarım ise çağdaş pantolon etek ve saire giyer.Benim Ülkem Atatürk ilkelerine bağlı laik cuhuriyeti ile yönetilen bir ülke.Bu nedenle ben kapalı giyinen eşime sen testtürlüsün irticacısın diyemem aynı şekilde çocuklarımada sen açık saçıksın dinsizsin diyemem herkesin bir inancı vardır kendine göre doğruları vardır hiçbir kimseye giyiminden dolayı sen dinsizsin denmez Allahın birliğine inanan imanlı dır  ama yaptığı eylemler giyinişler bakımından günahkarsa cezasını,sevapkarsa mükefaatını Allah verir Allahınan Kulun arasındadır. Ama yanlış fetva verip insanları yanlış bilgilendirilirse  işte ozaman maza Allah tehlikeli olur.Sizin kitabınızın 44 sahfesinde bir cümle dikkatimi çekti(Amaç kapanmak –örtünmek ise bu pantolonlaetekle-gömlekle-elbiseyle örf,gelenek,görenekve adetlerimize giyimle olur) diye geçmektedir.İlçe mühtümüze sordum bu konuyu aldığım cevap kitap çok güzel olmuş,giyinme örf ve geleneklerimize göre giyinilir yalnız İslamiyet kurallarında olmak şartıyla der.Şimdi burada siyasi simge için çarşaf veya çağ dışı giyinenlere karşıyım ama aynı şekilde inancınıngereği kapalı giyinenleri tenkit edenlere ve açık giyindi diye suçlayanlarada karşıyım İslam dini mantık dinidir ama herkes kafasına göre yorum yapamaz kuran tektir  onun kuralları ne ise odur herkes uyup uymamakta hürdür ama kafasına göre yorum yapıp kimse kimseyi suçlayamaz yanlış yönlendiremez.Bu konuda alıntı ayet ve hadisleri aşaığya çıkardım.Benim okuduğum  tefsir ve kitaplarda hep kadınların giyiniş şekli çağaın giyimlerine uyulmak fitneyi uyarmamak şartıyla  hertürlü elbise giyinir eller,ayaklar bileklere kadar ve yüz alın açık kadınların rahat tanınması için  ayrıca baş boğazları ve göğüslerin kapanması için şal şeklindede olabilir tülben eşarp la örtülür,Vücut aksanları belli olmayacak şekilde istediğini giyer diye okudum.Pantolona gelince  erkek gibi giyinen kadınlar kadın gibi giyinen erkekler bizden değildir diye hadislerde vardır.Demekki giyiminden dolayı kimse kimseyi hor göremez kınayamaz günahkar olabilir buda Allahınan kulun arasında ama kafir olamaz.

Netice olarak Bu konun dışında kitabınız bana göre çok mükemmeldir.

 

Bekir KARA

  Kadınların tesettürü kesin olarak açıklanmıştır. Tesettürle ilgili âyet-i kerîmeleri Peygamber efendimiz açıklamış âlimler de bizlere bildirmiştir. Bu husûstaki tartışmalar kasıtlıdır. 

Kur'ân-ı kerîmde genel olarak herşey
 kısa olarak bildirilmiştir. Bunları Peygamber efendimiz açıklamış  o günden beri uygulanmıştır. 



Kur'ân-ı kerîmde (Sakın ana-babana öf deme) buyuruluyor. (İsrâ 23) 

Bir kimse
 ana-babasına öf demese  fakat sopa ile dövse  sonra da (Ben öf demediğim için Kur'ânın emrine uydum) dese  bu kimse Kur'âna uymuş mu oluyor? Âyet-i kerîmenin ma'nâsı  (Ana-babanızı üzmeyin hattâ onlara öf bile demeyin) demektir. (Beydâvî) 

Bunun için Kur'ân-ı kerîmdeki bir âyetin hükmünü öğrenmek için Kur'ân tercümesindeki Türkçe karşılığının ayeti tam anlamıyla ifade ettiğini düşünmek çok yanlış olur. Herkes Kur'ân-ı kerîmden hüküm çıkarabilseydi
 hadîs-i şerîfler lüzûmsuz olurdu. 

Hırsızlık suçtur. Bir hâkim
 kanûnları esâs almadan  sırf Anayasa'ya göre bir hırsıza cezâ veremez.Çünkü hırsızlığın cezâsı açıkça Anayasada bildirilmemiştir. Birçok hükümler kanûnlarla açıklanmıştır.

Bunun gibi
 dinimizin bir hükmünü öğrenmek için herkes Kur'ân-ı kerîme bakıp anlıyamaz. Kur'ân-ı kerîm  hadîs-i şerîflerle açıklanmıştır. Hadîs-i şerîfleri de anlamak büyük ilim işidir. Bunları da İslâm âlimleri açıklamıştır.

Tıp kitâbı okuyarak
 ilâç yapmak ve hastaya teşhis koymak yanlıştır. Kur'ân tercümesinden hüküm çıkarmak bundan daha büyük yanlıştır. Çünkü yanlış ilâç kullanan ölebilir. Fakat yanlış hüküm çıkaran îmânını kaybedip  sonsuz azâba düşebilir. Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki: 

(Kur'ânı kendi görüşü ile açıklayan
 doğru olsa bile  muhakkak hatâ etmiştir.) [Nesâî] 
(Kur'ânı kendi görüşüne göre tefsîr eden kâfir olur.) [M.Rabbânî] 
Kur'ân-ı kerîmde buyuruluyor ki: 

[yabancı erkeklere bakmaktan] sakınsınlar
 ırzlarını korusunlar  [el  yüz gibi] görünen kısmı hâriç  zînetlerini [zînet takılan yerlerini] göstermesinler  başörtülerini yakalarına kadar [saç  kulak ve gerdanlarını] örtsünler!) [Nûr 31] 

Bu âyet-i kerîmeden kadınların başörtüsünü sadece yakasına örteceği
 baş ve vücûdunun diğer yerlerini örtmenin lâzım gelmediği anlaşılabilir. Gözünü neden sakınacak  ırzını nasıl koruyacak  zînetten maksat nedir? Kına  sürme boya mıdır  altın  gümüş gibi zînetler midir? Bu husûslar açık değildir  hadîs-i şerîfle bildirilmiştir. Bir âyet-i kerîme de şöyle: (Ey Nebî  hanımlarına  kızlarına ve mü'minlerin kadınlarına [dışarı çıkarken] cilbâblarını [dış elbiselerini] giymelerini söyle! Bu  onların tanınıp  ezâ edilmemelerine daha uygundur.) [Ahzâb 59] 

Bu tercümeye bakıp "Kadın  tanınıp ezâ edilmemesi için dış elbise giyer. Tanınıp ezâ edilmezse  çıplak gezebilir" diyenler çıkmıştır. Bu âyetleri Resûl aleyhisselâmın nasıl açıkladığına bakmalıdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki: 

(Kadının [yüz ve iki elinden başka] bütün bedeni avrettir) [Mecma'ul-enhür
 El-mugnî] 

Bu hadîs-i şerîfte kadının tesettürü açıkça
 bildiriliyor. Kur'ân-ı kerîmin 17 yerinde Resûlullaha (De ki  bana tâbi' olun) buyuruluyor. ALLAHü teâlânın Resûlüne tâbi' olup O'nun bildirdiği şekilde tesettüre riâyet etmelidir! 

Hz. Esmâ
 ince elbise ile gelince  Resûlullah baldızına bakmadı. Mübârek yüzünü çevirip (Yâ Esmâ  bir kız  namaz kılacak yaşa gelince  yüz ve elleri hâriç  vücudunu erkeklere gösteremez) buyurdu. (Ebû Dâvüd) 

Hz. Âişe buyurdu ki: (İlk muhacir kadınlara ALLAH rahmet etsin! Tesettür âyeti inince
 hemen futalarını yırtıp başlarını örttüler) buyurdu. (Buhârî  Nesâî) 

Kadın avrettir
 tesettürü farzdır. Âyet-i kerîmeyi kendi görüşüne göre tefsîr edip bu farzı inkâr etmek küfürdür. 

Bir kadın açık gezse kâfir olmaz. Fakat kapanmanın lüzûmsuz olduğunu söylerse kâfir olur. Günâh ile küfür farklıdır. durum böyleyken bu kadar acık ve net bildirilmişken daha neyi beklıyoruz bu bizim farzımız bu bizim görevımız ertelemek 
yerınde bir davranış olabilir mi
ya peki
bizim sebeblerimiz o istemıyo bu engel 
bunlar bizi kurtarabilecek mi hayatın yarını yok tek saniyenın garantısı yok
her an ölüm kapıyı calabilir 
her an
2 metre kefenle topragın altına girebiliriz
hesap gunu kapıyı calabilir vakit gecmeden farzlarımızı yerine getirelim hepimiz bir olup dinimizin suuruna varabilelim idrak edenlerden olalım.
selam ve baki dualarımla.kusurumuz olduysa affolla hak helal ola.
 Alıntı 

1- Ayet: “Mü`min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. Görünen kısımları hariç, zinetlerini açmasınlar. Başörtülerini yakalarının üzerine koysunlar… Gizlemekte oldukları zinetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar…” (Nûr Suresi Ayet 31.)
2- Hadis: Hz. Aişe`den rivayet edildiğine göre bir gün kızkardeşi Esma ince bir elbise ile Rasulullah`ın huzuruna girmişti. Hz Peygamber bunun üzerine hemen ondan yüzünü çevirdi ve şöyle buyurdu: “Ey Esma! Şüphesiz kadınlar erginlik çağına ulaşınca onun şu ve şu yerlerinden başkasının görünmesi uygun değildir.” Hz Peygamber bunu söylerken yüzünü ve ellerini işaret etti. (Ebu Davud Libas 31.)
3- Hadis: “Ümmetimin son dönemlerinde giyimli fakat çıplak bir takım kadınlar olacak, bunların başlarının üstü deve hörgücü gibi bulunacaktır. Onlar cennete giremez, cennetin kokusunu bile alamazlar.” (Ebu Davud Libas 125, Cennet 52.)
4- Hadis: Birgün Peygamberimiz bir arkadaşına Mısır`da dokunmuş bir keten kumaş vermiş, yarısından kendine gömlek diktirmesini, diğer yarısından ise hanımının giysi yapmasını istemiştir. Ancak daha sonra şöyle buyurmuştur: “Hanımına git söyle altına bir gömlek diksin. Çünkü vücut şeklinin ortaya çıkmasından korkarım.” (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 156.)
5- Peygamberimizin Hanımı Hz. Aişe`nin Sözleri: Temim Oğulları kabilesinden bir takım kadınlar Hz Aişe`yi ziyarete gelmişlerdi. Üstlerinde ince giysiler vardı. Hz Aişe onlara şöyle dedi: “Eğer sizler mü`minler iseniz, bunlar inanmış hanımların giysileri değildir. Eğer mü`min değilseniz o zaman durum değişir.”
Yine birgün onun huzuruna, ince başörtülü bir gelin getirilmişti. Bunun üzerine O şöyle dedi: “Nûr Suresine inanan bir kadın bunu örtünmez.” (El Kurtubî, El Cami`, XIV, 157.)
6- Hadis: “Bir kadın koku sürünerek dışarı çıkar ve koku ulaşsın diye bir topluluğun yanına giderse zinaya bir adım atmış olur.” (Tirmizi, Edeb, 35; Nesâî, Zîne, 35)
7- Hadis: “Kadınlardan erkeklere benzeyenlerle; erkeklerden kadınlara benzeyenler bizden değildir.” (Buhârî, Libas, 61)

SOKAKTA GİYİLEN ELBİSEDE YAPILAN YANLIŞLIKLAR:
2- Dar ve vücuda yapışan elbise, tişört ve gömlek:
Sokakta dış elbise olarak bu tür şeyler giyilince vücut hatları belli oluyor ve erkeklerin dikkatini çeker bir hale geliyor. Bu tür giyinişler de örtünme emrinin genel amaçları ile yukarıdaki 3. ve 4. hadislerin emirlerine aykırı. Lütfen sokakta dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.
3- İçi göstermese ve dar olmasa bile kumaşının türü sebebiyle vücuda yapışan ve vücut hatlarını belli eden elbise ve etek. (Buzy, ipekli türü vb.):
Bir üst maddedeki mahzurlar bu tür giyinişte de mevcut. Lütfen sokakta dış elbise olarak bu tür şeyleri giymeyin.
4- Pantolon: Bazı başörtülü hanım kardeşlerimiz dış giysi olarak beline kadar bir üst elbise veya ceket giydiği halde belden aşağısı açıkta kalacak şekilde altına pantolon, hatta bazen dar pantolon ve hatta ne kadar acıdır ki bazen de bulucin giyiyorlar. Bu da vücut hatlarını belli ediyor ve dikkat çekiyor. Üstelik başörtülü bir hanımın böyle giyinmesi daha çok dikkat çekiyor ve İslam`la alakası olmayan insanların bile “Şuna bak bir de başörtüsü takıyor!” demesine neden oluyor. Onların öyle demesi bir yana bu tür giyinişler örtünme emrinin genel amaçları ile çelişki halinde. Bir de bu tür bir giyiniş yukarıdaki 7. hadiste geçen Peygamber Efendimizin şiddetli yasağının sınırlarını zorluyor. Lütfen bu tür olumsuzluklara sebep ve bir erkek giysisi olan pantolonu sokakta giymeyiniz.
5- Kısa kollu elbise: Hayret edilecek bir şekilde son zamanlarda bu tür giyinişlere de rastlıyoruz. Özellikle bazı genç hanım kardeşlerimiz de üstlerine delikli, dantelli veya saydam bir üst giyisisi alıyor ve kısa kollu giyisisi bunun altından görülüyor. Oysa örtünme emrinin gerçekleşmesi için kolların kapalı olması gerekiyor. Yukarıdaki 2. hadiste Peygamberimiz, hanımların yabancı erkeklere karşı yalnızca yüz ve ellerinin açık kalacabileceğini söylüyor. Lütfen bu noktaya dikkat edin ve bu tür yanlışlara düşmekten kaçının.
6- Yırtmaçlı etek: Anlaşılması çok güç ama bazı kardeşlerimiz de dış elbise olarak altlarına yırtmaçlı etek giyiyorlar. Gene anlaşılması çok güçtür ki bu yırtmaç bazen diz kapaklarına kadar bile çıkabiliyor. Kardeşlerim! Böyle örtünme olur mu? Yanlış yapıyorsunuz! Yoksa son zamanlardaki tesettür tartışmaları, televizyon ve tesettür defileleri vs. bizlere temel bazı şeyleri, bazı değerleri unutturdu mu? Kardeşlerim bu tarzda bir giyinmeyle ayete de hadise de, örtünme emrinin amaçlarına da muhalefet ediyorsunuz. Tesettürlü bir hanımınefendinin böyle bir giyiniş tarzı olamaz. Lütfen bu hataya düşmeyiniz.

ALINTIDIR.

 



617 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam20
Toplam Ziyaret113411
Köşe Yazıları
Döviz Bilgileri
AlışSatış
Dolar46.016846.2012
Euro53.151453.3643
Hava Durumu
Saat

BU ALANA REKLAM VEREBİLİRSİNİZ